Yaşam Koçluğu İzmir

Pazar, 26 Eyl 2010 admin yorum yok
Merhaba!
Birlikte yeni bir dünya yaratacağımız Suvio Coaching web sitemize hoşgeldiniz.
Hepimiz kendi dünyalarımızın yaratıcısıyız. Bugün içinde bulunduğumuz durum , düşüncelerimizle, hissettiklerimizle,seçimlerimizle ve eylemlerimizle bizim yarattığımız bir durumdur. Eğer mutluysak ne ala ! Ama değilsek , bugünü yarattığımız gibi geleceğimizi de yaratma gücüne sahibiz. Geleceğimizi istediğimiz gibi şekillendirme gücüne sahibiz.

Bizim bir hayalimiz var. Her bir bireyin en iyi bildiği ve gerçekten yapmaktan en keyif alacağı işlere sahip olduğu;her sabah yataktan fırlayarak kalkmasına neden olacak yaşam amaçlarını bulduğu ; kendisini seven ve dolayısıyla herkesi seven;kendini yargılamayan ve böylece kimseyi yargılamayan; farklılıkları zenginlik olarak görerek herkese saygıyla yaklaşan ; hepimizin aynı gemide ve bir olduğunun farkına vararak , bu dünyada hep beraber nasıl daha iyi yaşarız sorusuna cevap arayan ; mutlu, huzurlu, sevgi dolu bireylerin olduğu yeni bir dünya yaratmak. Amacımız doğrultusunda bu yeni dünyayı birlikte yaratmak için biz yola çıktık.

Kişiler ve kurumlar , birbirlerinden farklı değildir. Kurumları da bireyler oluşturduğuna göre bireylerdeki bu farklılıkların , gelişmelerin yansıması kurumların performansında artış gösterecektir.Günümüzde Entelektüel Sermayenin, sahip olunan en büyük sermaye olduğu gerçeğini kabul eden kurum ve kuruluşların koçluk hizmetinden sağlayacağı fayda büyük boyutta olacaktır.

Gelin siz de kendi geminizin dümenine geçin. Hayatınızın sorumluluğunu ele alarak yaşamınızı yaşamak istediğiniz hale getirin.Birlikte, el ele yeni bir dünyaya doğru yol alalım.

Bekliyoruz…

sumruNedenBuradayım?

Bugün burada oluşumu bir başarı kabul ediyorum ve kendimi sizin nezninizde kutluyorum. Her şeyimi dengede yaşadığım bir hayatımın bana yetmediğini fark ettim. Ve istediğim ” beni sabahları yatağımdan zınk diye fırlatacak” bir duygu yaşamaktı.Yaşam Koçluğunu bir meslek olarak yapmak gibi bir başlangıçla yola çıkmış olsam da

Kendimle yaptığım çalışmalarda ciddi gelişmeleri fark ettikçe bu yolculuğun daha farklı bir şekle dönüştüğünü .. Devamı…
Sumru Gündüz
Yaşam Koçu

violetUzun yıllar süren hayatımın her alanındaki zorlayıcı ve beni mutsuz eden deneyimlerimin beni kendime getiren , yaşam tarafından bana gönderilen birer lütuf olduğunu anlamam gerçekleştiğinde hayatım tamamiyle değişti. Yaşam bana “uyan” diyordu, “uyan ve kendine bak” . Yaratmak istediğin bu mu? Deneyimlemek istediklerin bunlar mı? Hayatta bulunma nedenin ne? Buraya yapmak için geldiğin neler var? Devamı…
Violet Alalof
Yaşam Koçu
Categories: Genel Tags:

Ölüme bakış…

Pazar, 29 Nis 2012 admin yorum yok

Ölüme bakış açımız toplumsal olarak pek huzur verici değil…Ölüm bize bir yok oluş,kontrolümüzün dışında başımıza gelen bir olay,çaresizlik , ölümden sonra yargılanacağımız başka bir dünya ve kalanlar için çok acı verici bir süreç olarak öğretildi… Bu öğretiyle pek çoğumuz ölümden ve sevdiklerimizi kaybetmekten çok korkarız. Daha başımıza bile gelmeden yaşamın pek çok anında ölüm ve kaybetme korkusuyla yaşarız. Bu tarz bir yaşam şekli bizi yaşarken nefessiz bırakır…

Bugün bir cenaze törenine gittim. Sevdiğim bir arkadaşım babasını uğurladı.Hüzün,kayıp hissi,şaşkınlık,ailenin kenetlenmesi cenazelerde hissedilen duygulardır.Bir de “ateş düştüğü yeri yakar” misali cenazeye katılanların günlük konularda konuşmaya devam etmesi ölümü bir reddediş mi yoksa öyle bir ortamda egosal anlamsızlıkları daha fazla gördüğümüz için herkese daha sevgiyle yaklaşarak başkalarını daha çok kucaklama,sarılma ve konuşma isteği mi doğuruyor diye hep sorarım kendime…

Cenazede torunlarının dedeleri için yaptığı harika konuşmada bir aile büyüğünün nasıl önemli bir örnek oluşturmuş olduğunu,hayatının keyifli yanlarını onlarla ne güzel paylaşmış olduğunu,sapasağlam duruşuyla ailesini nasıl toparlamış olduğunu , torunlarına gururla hatırlayıp bahsedebilecekleri bir manevi mirası nasıl bırakmış olduğunu hepimiz hissettik. Ölümden sonra bir yaşam var ise bu hep yaşamak değil de nedir? Hep hatırlanacak , gururla bahsedilecek ve yaşatılacak aile değerleri…

Yıllar önce okuduğum bir kitapta “cenaze töreninizin nasıl olmasını istersiniz ?” diye bir soruyla karşılaşmıştım. Beni çok etkilemişti ve bu soru üzerine epey düşünmüş ,hayalini kurmuştum. Bu neye yarar diyeceksiniz? Bu hayatı nasıl yaşamak istediğinizi bir kez daha size hatırlatır. Cenaze töreninizde insanların sizden nasıl bahsetmesini istemeniz , yaşarken bunun için ne yapmanız gerektiğini gösterir.Cenaze töreninizin ruhu sizin ruhunuzdur aslında… Siz nasıl bir insan olduysanız, nasıl bir yaşam sürdüyseniz bu tören de öyle olacaktır,insanlar sizi öyle uğurlayacaktır…

Başka okuduğum bir bilgi de bana yaşarken kullanmak üzere çok huzur vermişti. Kişi öldükten sonra ona hayatının her karesi bir film şeridi gibi gösterilirmiş ve ona “Bak bakalım bütün hayatına ve söyle memnun kaldın mı? Yapabileceğin halde yapmadığın bir şeyler kaldı mı? “ diye sorulurmuş. Ben bu soruyu yaşarken soruyorum kendime … Yapmak istediğim ve yapmadığım; veya yapabileceğim ve pek çok uydurduğum mazeretle ertelediğim, yok saydığım ,bastırdığım ama aslında bana ve etrafıma huzur verecek şeyleri bulmak ve hemen onları gerçek yapmaya başlamak için… Hayallerimi gerçekleştirmek,kızgınlıklarımı şifalandırmak, hayattayken affedeceklerim,tanışmak istediğim insanlar,yaşamak istediğim maceralar,görmek istediğim yerler “ölmeden önce yapılacaklar “ listemde kendilerini yeniliyorlar …

Bugünkü cenazenin sonunda aile değerlerinin sağlam olmasının , sevgi ve kenetlenmenin , “ben senin için buradayım” hissinin nasıl bütün aile bireylerini şifalandırdığını ; böyle zor günlerin bile yanında sevdiğin insanlarla , hayatta yanında yürüyeceğini bildiği aile bireylerinin varlığıyla daha kolay atlatılabileceğini bir kez daha yaşadım. Ölüm belki de bize öğretildiği kadar korkutucu değildir. Belki de ölüm karşısında ne giden , ne de kalan çaresiz değildir…

Hatta belki de her bir kişi bu dünyaya geleceği zamanı , ailesini ,yaşayacağı olayları ,kişileri,dersleri ve gideceği zamanı kendi seçiyordur. Kendi seçtiği için de ölüm karşısında çaresiz değildir.Kendi isteğiyle aramızdan ayrılıyordur. Bu bakış açısıyla giden kişinin seçimine saygı duymamız ve biz burada kalanlarında eğer var ise kendimizi suçladığımız nedenler , ya da yaşanmamışlıkların acısı anlamsızlaşmıyor mu?
Bizim bilmediğimiz,göremediğimiz daha büyük bir ilahi plan ve düzen olamaz mı? Biz görmüyoruz diye bu plan yok sayılabilir mi?

Belki de bu soruların cevaplarını şu anki bilincimizle bilemeyeceğiz. Fakat bildiğimizin dışında bu bakış açısıyla olaylara yaklaşmak bize farklı pencereler açabilir…

Bugün de böyle geldi içimden…

Gidenlerin yolları açık ve ışıklı ; kalanlarında hayatları huzur ve sevgi dolu olsun …

Violet Alalof

Categories: Genel Tags: